İsrail’in dün Gazze’de hava saldırılarına yeniden başlamasının ardından 330 Filistinli’nin yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Yaşanan bu katliamın ardından sessizliğini bozan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, susan bir devletin siyonizmin suç ortağı olduğunu belirterek sert çıktı. Arıkan, aynı zamanda liderleri yaşanan İsrail soykırımını durdurmak için harekete geçmeye çağırdı.
Filistin’de yaşanan katliamların ardı arkası kesilmiyor. İsrail’in Gazzeli Müslümanlara yaptığı zulüm son buldu derken, 19 Ocak’ta başlayan ateşkesin uzatılması için yapılan görüşmelerden sonuç alınamadı. Gazze’de saldırılar yeniden başladı. İsrail ordusu, Hamas’a ait “terör hedeflerini” vurduğunu açıklarken, Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı 330’dan fazla Filistinlinin öldüğünü kaydetti. Gazze İçişleri Bakan Yardımcısı Mahmud Ebu Vafah’ın da öldürüldüğü belirtildi.
‘Sessiz kalan her devlet bu soykırımın suç ortağıdır’
Müslümanlara yönelik işlenen bu insanlık suçuna kayıtsız kalamayan Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan şu ifadeleri kullandı:
“Yine bir Ramazan-ı Şerif, ve Gazze'de yine acı, yine zulüm, yine kan... Siyonist Nazilerin sahur vakti ateşkesi tek taraflı bozarak Gazze'ye saldırması tüm İslam alemine açık bir tehdittir. Siyonist teröristlerin bir kez daha okul, hastane, cami ve mülteci çadırlarını hedef alması soykırımın kaldığı yerden devam edeceğini göstermiştir. Sessiz kalan her devlet bu soykırımın suç ortağıdır. Mübarek Ramazan'da kardeşlerimizi katleden, mukaddesatımızı ayaklar altına alan bir oluşuma karşı söz hükmünü yitirmiştir. Soykırımın ikinci perdesi başlamıştır. Birinci perdede sadece kınayan, sessiz kalan ve izlemekle yetinen hiç kimseye karşı tahammül gösterilmesi beklenmemelidir. İslâm ülkelerinin tüm liderleri bugün acil olarak toplanmalı ve İsrail'e karşı somut adımlar atmalıdır"
‘İçi boş kınamalara tahammülümüz kalmamıştır’
Arıkan sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi:
“Bilinmelidir ki cılız söze karşı sabrımız bitmiş, içi boş kınamalara tahammülümüz kalmamıştır. Terörist İsrail kaybedecektir. Mazlumların dökülen kanıyla boğulacak olan siyonizmin yanında duran herkes için büyük bir hezimet olduğu unutulmamalıdır. Artık hiç kimse belirsizliğin safında kendine yer tutamaz. Bilinsin ki hangi silah kullanılırsa kullanılsın, hangi destek verilirse verilsin zafer nehirden denize özgür Filistin'in ve Gazze'nin olacaktır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralı kardeşlerimize şifa diliyorum.”