ilerlemişler. Büyüklerimiz yoğun gayretleri sonucunda Afganistanda Doğu Türkistan

Muhacirler Derneği adında bir dernek kurmuşlar. Afganistan küçük bir ülke olduğu için

bir taraftan Çin korkusuyla da beraber orada gayri resmi olarak başkan ve sekreter gibi üye

tayinleri yaparak böyle bir dernek açmaya karar vermişler. 1965 yılında Türkiye’ye gelince

1967’de Doğu Türkistan Göçmenler Cemiyeti adı altında resmi bir dernek kurulmuş. Bu

dernekte 1980 e kadar büyüklerimiz faaliyetlerine devame etmiş. 1980 ihtilalinde dernekler

ve sivil toplum kuruluşlarının kapatılması sonucunda 1989’a kadar faaliyetlerimiz kesintiye

uğramış. Doğu Türkistan Gençler Birliği adı altında yeni bir dernek kurulmuş. Bu dernek

daha sonra Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği adını alarak genel merkezi

Kayseri’de olmak üzere açılmıştır. 1994 yılında derneğimiz tarafından Gökbayrak adı altında

bir dergi yayınlama kararı aldık ve 1994 yılından bu güne kadar bazen maddi sorunlar

yaşasakta iki ayda bir dergimizi çıkarmaya devam ediyoruz.

 

Derginizin içeriği hakkında bilgi verebilirmisiniz?

 

 

 

Makale türünde siyasi ve fikir dergisidir. Ağırlıklı olarak Doğu Türkistan’da yaşanan zulümü

anlatan bir dergidir. Doğu Türkistandaki yaşanan mezalimi yanlız Türkiye’ye değil aynı

zamanda dış ülkerdeki kardeşlerimize, bizlere sempatisi olanlara, bizlere sahip çıkmak

isteyenlere, orada olup biteni bilmeyenlere Doğu Türkistanda yaşanan zulüm ve Çin’in

baskılarını anlatan bir dergi çıkarmaya çalışıyoruz. Yaptığımız davanın en azından yazılı

olarak kamuoyuna ulaşmasını sağlamak istedik. Keşke imkan olsada günlük gazeteler

çıkarabilsek televizyon programları yapabilsek ama imkanlar yeterince el vermiyor bu

isteklerimizi gerçekleştirmeye. Dergimizin 108.sayısını okurlarımızla paylaştık. Bu dergimiz

23 ülkeye, bunun dışında 95 ülkenin büyük elçiliklerine, Türkiye’de 81 ildeki milli halk

kütüphanelerine, valiliklere ve belediyelere gidiyor. 650 civarı abonemiz var ve 3000 tirajımız

oluyor.

Yeterli okuyucuya sahip olduğunuzu düşünüyormusunuz?

 

3000 tirajımız var ama yeterli okuyucu kitlesine ulaşmış değiliz. Bazılarının insanların

ilgisini çekiyor. Görüp abone olmak isteyenler oluyor. Onun dışında zaten Türk milletinde

okuma alışkanlığı olmayınca beklentilerde beklenenin altında kalmış oluyor. Dergimiz

magazin dergisi olsaydı belki insanlara daha farklı gelebilirdi ama magazin dergisi nitelikleri

taşımadığı için insanların ilgisini çekmiyor. İnsanlarda orada yaşanan çileyle ilgili merakı olsa

yine daha somut şeyler olabilir ama maalesef o da olmuyor. 5 temmuz olaylarında yaşanan

vahşetten sonra yaklaşık 150 civarı insan abone oldu. Çünkü o zaman Doğu Türkistan neresi

diye bilen yoktu neler çektiklerini gören yoktu. Okumamış araştırmamış hiçbir birikimi

olmayan insanlar vardı. Şimdi bırakın ilkokul öğrencilerini Lise mezunu bir insan bile

Türkistan dediğimiz zaman neresi diyor. Araştırıp bakmıyor. Atalarımız ecdadımız hangı

topraklardan gelmiş? diye. Ama 5 temmuzdan sonra yönelim ve ilginin eskiye oranla arttığını

söyleyebilirim.

 

Derginiz için yeterli desteği görüyormusunuz? Etkinlikler yapıyormusunuz?

 

Maddi gelir sağlamak amacıyla yaptığımız etkinlikler olmuyor. Genel bir yardım da

alamıyoruz. Yeterli gelir ve desteğimiz yok. Önceden reklamlar alıyorduk. Onlar maliyeti

nerdeyse yarılıyordu. Ama bizim dergimiz iki ayda bir çıktığı için pek reklam veren yerler

olmuyor. Ama yinede destek olmak için reklam verenler oluyor. Kısacası öyle yüksek ilgi ve

destek gördüğümüz söylenemez.

 

Kayseri’de dergicilik üzerine neler söylemek istersiniz?

 

 

 

Öncelikle Erciyes gibi sponsoru olan iyi dergiler var. Fakat bizim sponsorumuz maalesef

olmuyor. Bu dergicilik işinde ya sponsorun olacak ya da işte maddi kaynağın olacak. Her

ikisininde birleştiği yol para oluyor. Bizim maddi bir kaynağımız yok. Belirli olarak gelen

bir yardım yok. Eskiden devlet tarafından derneklere ayrılan bir bütçe oluyormuş. Fakat

şuan böyle bir yardım da olmuyor. Belirli bir kaynağımız olsa bu dergiyi zorlanmadan rahat

bir şekilde çıkarabiliriz. O zaman belki iki ayda bir değilde ayda bir çıkarılırdı. Şuda var

bir yazara makale yaz diyosun bize para talebinde bulunuyor. Biraz etiketli bir yazardan bu

istekte bulunsan yüksek paralar istiyor. Artık bizde eşe dosta yazdırarak onların düşüncelerini

yansıtan yazıları kullanarak dergimizi çıkarmaya devam ediyoruz.

Okurların yeterli bilgi ve birikime sahip olduğunu düşünüyormusunuz?

 

Maalesef yeterli birikime sahip değiller. Şehir olarak da kapalı bir toplum Kayseri. Üstüne

birde okumaya yönelik ilgisizlik olunca ilgi az oluyor. Ancak anlatırsan dinlemeye

çalışıyorlar. Çorum Amasya Ankara gibi şehirlere gitme fırsatımız oldu.Genel başkanımızla

konferanslara katıldık. Oradakilerin Doğu Türkistan davasına bakış açısıyla, Kayserinin bu

davaya bakış açısı arasında dağlar kadar fark olduğunu gördük.Biz onların arasında olmamıza

rağmen onların yeterli ilgisini göremiyoruz ama bu şekilde gittiğimiz diğer illerde bu ilgi ve

alaka bizim hoşumuza gidiyor. Kayseri’ye yerleşeli yaklaşık 48 yıl olmuştur. Ama hala tam

olarak bu davayı anlatamadık.

 

Dünya’nın Çin zulmüne karşı tepkisini nasıl buluyorsunuz?

 

 

 

63 yıldır Kızıl Çin sınırları ihlal ederek, fiili bir işgal gerçekleştirip asimilasyonu sistematik

bir şekilde çok acımasızca uyguluyor. Doğu Türkistan topraklarının yeraltı zenginliğinin Çin

işgal yönetiminin iştahını kabartıyor. Doğu Türkistan'ın işgal edilmesi ve bugün yaşanan

baskının ve katliamın temel sebebi yer altı kaynaklarının zenginliğidir. Doğu Türkistan'ın

İslami kimliğidir. Özellikle Urumçi olaylarının ardindan Müslümanlara yönelik baskının

daha da arttı. Doğu Türkistan ile haberleşme olanaklarının Çin tarafından kesiliyor. Doğu

Türkistanlılara yönelik katliamları örtbas etmek amacıyla olayları gizleme yoluna gidiyor.

 

Hükümetinin Türkmen vatandaşlara yeterli desteği gösterdiğini düşünüyormusunuz?

 

Hükümet bizim derdimizi davamızı çektiklerimizi biliyor. Fakat devletler arası ilişkiler

nedeniyle bazen suskun kalıyorlar. 5 temmuz 2009 olaylarında hiçbir ülkenin sesini

çıkarmadığı olaylara sayın başbakanımız sessiz kalmayarak bu insanlık ayıbını tüm Dünya’ya

açıkladı. Bu bir katliamdır demiş ve uluslararası komisyonlara taşıyacağını söylemiştir.

Zaman zaman başkanımız bakanlar ve vekillerle görüşüyor. Ama yeterli desteği onlardan

göremiyoruz. Tamam ilgileneceğiz deniliyor fakat devamı bir türlü getirilmiyor.

 

Hükümetten beklentileriniz var mı? Halkın istekleri neler?

 

 

 

Hükümetten bir beklentileri olmuyor aslında. Siyasilere pek güvenemedikleri için diyorlar ki

ne kadar söylersek söyleyelim onlarda ne kadar tamam derlerse desinler bu iş söylenildiği gibi

gitmeyecek diyorlar.

 

Kayseri’li halkın size bakış açısı ve yaklaşımları nasıl?

 

 

 

Şuana kadar olumsuz hiçbir şeyle karşılaşmadık. Kayseri halkı çok samimi insanlar. Belki

başka bir şehre gitseydik bu kadar rahat olamayabilirdik. Bu şehre geldiğimiz zaman Kayseri

halkı ellerinden geldiği kadar bizlere yardımcı oldular. Evlerinde misafir ettiler. Şuan

yapılan bu evlerden önce 6 ay kadar otellerde kaldık. Ramazan döneminde yine bayramlarda

herkesten allah razı olsun bizlere yardımcı oldular. Ellerinden gelen misafirperverliği her

zaman bize gösterdiler.

 

Son olarak Kayseri halkına neler söylemek istersiniz?

 

 

 

Doğu Türkistan’a ilgisi olan Kayseri’li hemşerilerimizin dergimizin devam edebilmesi ve

davamızın duyurulabilmesi için katkılarını esirgememelerini bize destek olmalarını istiyoruz.