DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı Kocaeli Aday Tanıtım Toplantısında gündemi değerlendirdi.
‘Uzmanlık Alanı Ekonomi, Ekonomist’ Öyle Değil mi?’
Ali Babacan, konuşmasının başında Merkez Bankası ve politika faiz kararından bahsetti.
Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderme yaparak şu ifadeleri kullandı;
“Bugün Merkez Bankası’nın politika faiz kararını açıklama günü. Seçimden bu yana 8 ayda tam 8 kez Merkez Bankası'nın faizi artırıldı ve bu konuda herkes görüş ifade etti. Bir kişi hariç: Her konuda konuşan, köşe yazarlarına laf yetiştiren o bir kişiden hâlâ ses yok. ‘Uzmanlık alanı ekonomi, ekonomist.’ Öyle değil mi?”
Daha sonra sözlerine ekleme yapan Başkan Babacan, “Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselmez' demiyor muydu? Hayırdır Sayın Erdoğan, iktidardan mı indiniz? “şeklinde konuştu.
Enflasyonun günden güne yükseldiğini ve düşmeyeceğini belirten Babacan, “Ben, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı için vaktiyle kendini siper etmiş bir arkadaşınızım. Ne zaman ki Merkez Bankası bağımsız çalıştı, enflasyon tek haneye düştü. Ne zaman ki Erdoğan Merkez Bankası’nı kendisine bağladı, o gün bu gündür enflasyon azdı. Düşmüyor, bu kafayla düşmez de. Tablo çok net ortada" dedi.
Ali Babacan, enflasyonun yükselmesi ve faizin artışından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorumlu olduğuna değindi.
Babacan, “Sayın Erdoğan, Merkez Bankası kararlarının arkasındaysanız, çıkın ‘Arkasındayım’ deyin. Belli, konuşacak yüzü yok. Gerçek tezi ben açıklayayım: Erdoğan sebep, yüksek faiz sonuç. Erdoğan sebep, yüksek enflasyon sonuç. Erdoğan sebep, yüksek kur sonuç" diye konuştu.
‘Ülkemizin Her Köşesinde 'Sahipsiz Memleket' Hissi Yaşanıyor’
Konuşmasında vaktiyle yaşanmış Kocaeli depreminden bahseden Babacan, "Kocaeli depreminin üzerinden tam 25 yıl geçti. 'Deprem öldürmez, bina öldürür' cümlesi slogandan ibaret kaldı. 'Unutmayacağız da, unutturmayacağız da' dediler; unuttular. Yaşadığımız acıdan maalesef ders çıkartılmadı. Zihniyet değişmedi arkadaşlar, zihniyet" şeklinde konuştu.
Ali Babacan daha sonra yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük deprem felaketinden söz etti.
"6 Şubat günü, depremin olduğu saatte, Adıyaman’da binlerce insan 04.17’de duran saat kulesine yürürken 'Sahipsiz Memleket!' diye haykırmıştı. O cümlenin yüreğime nasıl oturduğunu tarif edemem. Ülkemizin her köşesinde 'Sahipsiz memleket' hissi yaşanıyor"
Yaşanan felaketler sonucunda birçok vatandaşın mağduriyetini dile getiren Ali Babacan, “Her afette, her felakette, yurdumun bir başka köşesi 'sahipsiz' kalıyor. Erzincan’da, altın aranıyor; madende çalışan işçilerimiz sahipsiz kalıyor. Marmara Denizi’nde bir gemi fırtınada denize açılıyor; denizcilerimiz sahipsiz kalıyor. Sokakta yürürken çatışmalar yaşanıyor, insanlar yaralanıyor; vatandaşlarımız sahipsiz kalıyor" ifadelerini kullandı.
‘Hiç Kimsenin Bu Zihniyete Mahkûm Olmadığını Göstermek İçin Buradayız’
Kendi bağımsızlıkları olduğunu söyleyen Babacan “Türkiye’ye kader diye sunulan, dayatılan bu iş bilmezliği değiştirmek için buradayız. Koltukların sahipleri değişse de, insanımızı düşünmeyen kafaları değiştirmek için buradayız. Hiç kimsenin bu zihniyete mahkûm olmadığını göstermek için buradayız" diye konuştu.
Ali Babacan daha sonraki sözlerine yaşanana şiddet olayları ve adaletten bahsetti.
Babacan “İfade özgürlüğünü savunuyorlar; ama sadece kendileri için. Şiddete karşı çıkıyorlar; ama sadece kendileri için. Hak-hukuk diyorlar; ama sadece kendileri için" dedi.
Muhalefet partilerin sözlerini eleştiren Ali Babacan, “Bazı muhalefet partilerinin sözcülerini dinlerken hicap duyuyorum. 'Al birini vur ötekine' derler ya, aynı o hesap. Henüz daha iktidar ya da iktidar ortağı falan da değiller bakın. Şimdiden başlamışlar kavgaya, dövüşe" ifadelerini kullandı.
Ali Babacan muhalefetin işine geldiği olaylarda devreye girdiğini savundu.
Babacan, "İşine geldiğinde şiddete karşı çıkan, işine geldiğinde bir yumruğu savunmak için yarışanların; kısacası ezber konuşan, ezber düşünen muhalefetin de bu ülkeye verebileceği bir şey yok” diyerek sözlerinin altını çizdi.