İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Sedat Kılınç’tan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın gözaltına alınmasının ardından sert bir çıkış geldi. Kılınç, Türkiye’de adaletin yozlaştığını ve gerçek suçluların sokaklarda dolaştığını söyleyerek isyan etti.

Kayserili iş insanı ve İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Sedat Kılınç, Zafer Partisi’nin istişare toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan genel başkan Ümit Özdağ’a destek verdi. Sosyal medyada uzun bir yazı yayınlayarak Türkiye’deki adaleti sorgulayan Kılınç şu ifadeleri kullandı:

“Bugün ülkemizde adaletin nasıl yozlaştığını, nasıl iktidarın oyun alanına dönüştüğünü bir kez daha acı bir şekilde gözlerimizle görüyoruz. Bir taraftan terör örgütü elebaşı Öcalan’a umut hakkı verilmesi için gizli pazarlıklar yapılırken, diğer taraftan 'Mustafa Kemal’in askerleriyiz' diyen evlatlarımız, teğmenlerimiz görevden alınmaya çalışılıyor. Bir tarafta muhalefet liderleri baskıyla, gözaltıyla, tehditle ve soruşturmayla susturulmaya çalışılırken, aynı gün Adalet Bakanı 'Türkiye bir hukuk devletidir' diyor. Peki, bu hukuk ne zaman geçerli? Sadece iktidar işine geldiği zaman! Gerçek suçlular sokaklarda serbestçe dolaşırken, muhalefet liderleri ise baskı, gözaltı, soruşturma ve tehditlerle susturulmaya çalışılıyor. İktidarın duymak istediklerini söylemeyen herkes cezalandırılıyor. Kimisi soruşturmalar ve gözaltılarla, kimisi ise Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’na yapılan tehditler gibi yöntemlerle susturulmak isteniyor"

Baskı ve tehditlere rağmen konuşmaya devam edeceklerini dile getiren Kılınç, “Buradan açıkça ilan ediyoruz: İhanet sürecine ortaklık edenler şunu iyi bilsin ki, baskılar, tehditler, gözaltılar ve soruşturmalar bizi susturamaz. Biz diyoruz ki; 'Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile.' Tüm bunlara rağmen, bu milletin evlatları demokrasinin yanında olmaya devam edecektir. Gücümüzü halkımızın iradesinden alıyoruz, aziz Türk milletinden ve bu vatan uğruna canını vermiş şehitlerimizden alıyoruz. Her türlü baskıya, tehditlere rağmen sesimiz yükselmeye devam edecektir. Bugün ayrışma değil, birleşme zamanıdır. Hep birlikte, daha güçlü bir Türkiye için bir arada olmalıyız. Genel Başkanımızın da dediği gibi: 'Şehit analarının duaları bize yeter.' Bizim inancımız, kararlılığımız ve bu topraklara olan sevgimiz, her türlü engeli aşacak güce sahiptir. Bizim adalet anlayışımız, bu ülkenin her bir evladına güvenli bir gelecek sunmayı amaçlarken, bugün sokaklarda suç kol geziyor. Suç işleme yaşı ortaokul çağlarına kadar düşmüş durumda. Çocuklarımızı karanlık ve suç dolu bir geleceğe teslim etme noktasına geldik. Sokaklar güvensiz, insanlar ekonomik sorunların yanı sıra güvensizlik ortamı nedeniyle kaygılı ve korkuyla yaşıyor. Bizim ülkemizde suç makineleri serbestçe dolaşırken, fikir özgürlüğünü savunanlar içeride! Çocuklarımızı suç ve karanlık dolu bir geleceğin ellerine mi emanet edeceğiz?” dedi.

Sözlerine şu şekilde devam etti:

Kayseri'de Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ne övgü dolu sözler! Hayran kaldılar Kayseri'de Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi'ne övgü dolu sözler! Hayran kaldılar

“Bugün Türkiye’de yargı, halkın güvenini kazanmak yerine, iktidarı eleştirenleri susturmak için bir sopa haline gelmiş durumda. Muhaliflere yapılan baskınlar, Ekrem İmamoğlu’na açılan soruşturmalar, Ümit Özdağ’ın gözaltına alınması, Müsavat Dervişoğlu’na yapılan tehditler bunların en açık örnekleridir. Bu adaletsiz düzen, fikrini söyleyenlere gözdağı vermek için, sokaklarda katillerin özgürce dolaşırken, iktidarın işine gelmeyenleri susturmak için kullanılıyor. Adaletin terazisi şaşmış, yargı siyasetin kuklasına dönüşmüş. İşte bu yüzden, bugün Türkiye’de sadece iktidarın 'sesi' duyuluyor. Bu ülkede halkın sesi, korkudan susturuluyor. Ama biz susmayacağız. Bugün Türkiye’de iktidar, hukuku kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak bir korku düzeni yaratmaya çalışıyor. Ama biz bu korku iklimine teslim olmayacağız diyoruz. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet diyoruz. Muhalefet liderlerini tehdit eden, kendi evlatlarına zulmeden bu zihniyet karşısında sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Terörist başı ile kol kola gezenler, 'devlet aklı' yalanıyla milleti avutmaya çalışıyor. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu topraklara terörist başını davet ediyor, birtakım kişileri öne sürerek tehditler yağdırıyor. Terörist başını gazi meclise çağıranlar, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü savunanları apar topar gözaltına alıyor. Bu mu devlet aklı? Buradan açıkça soruyoruz: Tüm bu sindirme operasyonlarını, Öcalan’ı serbest bırakma planınızın bir parçası olarak mı yapıyorsunuz? Bir yanda devletin gizli müzakereleri, diğer yanda halkın vicdanını yok sayan bir iktidar… Bugün, hukuksuz kararlara karşı durmak, demokrasiyi savunmak hepimizin görevidir. AKP iktidarına buradan sesleniyoruz"

İYİ Partili Kılınç’tan Ümit Özdağ İsyanı: Öcalan’ı serbest bırakma planınızın bir parçası mı?

Korku iklimine teslim olmayacaklarını aktaran Kılınç, “Bu ülkenin evlatları Mustafa Kemal’in askerleridir ve asla susturulamazlar! Bu halk, özgürlüğünden, adaletinden ve demokrasisinden asla taviz vermeyecektir. Yaratmaya çalıştığınız bu korku iklimine teslim olmayacağız, susmuyoruz ve susmayacağız. Bu millet, özgürlükten, adaletten ve demokrasiden vazgeçmeyecek. Adalet, demokrasi ve özgürlük için gösterdiğimiz mücadele her zaman sürecek ve sonuçta halkımızın iradesi galip gelecektir. Bugün terörist başı Öcalan’a umut hakkı tanıyanlar, kendi evlatlarına zulmetmektedir. Bugün Mustafa Kemal’in askerlerini sindirmeye çalışanlar, yarın halkımızın vicdanında hesap vereceklerdir. Çocuklarımızı, suç ve karanlıkla dolu bir geleceğe mahkûm etmeye çalışanların sonu, halkımızın vicdanında hesap vermek olacaktır” diye konuştu.

Kaynak: Merve Erol