Bir Ramazanın daha sonuna geldik.

Orucunu tutan tutamayan veya tutmayan ülkem insanı için

Pazar günü bayram.

Bayram tatili kamu çalışanları için dokuz güne çıkarıldı.

Umarım yurdum insanı bu tatilde kendini çek eder öz muhasebesini yapar.

Tüm olumsuzlukları olumsuz düşüncelere aklından beyninden söküp atar.

İslam aleminin kutsal ayı olan ramazanda kimler ramazanı hakkıyla ifa etti bilinmez.

Sosyal medya siyasilerin iftar programları ile doldu taştı.

Partilerde bir yer alan veya bir sivil toplum örgütünde yer bulan kimi insanlar sürekli iftar programı resimleri paylaştılar.

Malumdur mevcudiyetlerinin birileri farkında olsun istediler.

Yani şahsi olarak farkındalık yaratmakta yarıştılar.

İl ilçe teşkilatlarının verdikleri iftar yemeklerinde bakıyoruz hep aynı çehreler aynı yemeklerde.

Nerede ise kimileri evlerinde hiç iftar etmemişçesine programlara katılmışlar.

Kimileri de tedrisatından geçtiğim mensubu olmaktan her daim şeref duyduğum Milliyetçi Hareket Partisi ve Kutsal Ocağımın

Kendilerini sürekli “hamisi” ve mekânın sözde sahibi sayarcasına

Her yerdeler.

Nerede bir iftar var onlar orada.

Bu iftarlar ihtiyaç sahiplerine verilse idi daha iyi olmaz mıydı.

Ramazan’ın ruhu da bu değil midir.

Kimileri de milletin gözüne sokarcasına yaptıkları iyiliği resimleyip sosyal medyada paylaştılar.

Bu bizim dinimize uyar mı?

Yüce yaradan ne güzel buyurmuş.

Sağ elinizin verdiğini sol eliniz bilmeyecek demiş.

Ama Nerede..

Siyasiler içerisinde,

Her zaman olduğu gibi biri var ki

Hiçbir iftar programın da resimlenmeyen

Gönüllerin dostu.

Hemşerilerinin umudu

Gençlerin ağabeyi

Yaşlıların evladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili

Mustafa Baki Ersoy

Binlerce yüreğe dokundu.

Ayni ve nakdi yardımlar yaptı.

Bu vekil yardım da bulunduğu kişi ve ailelerini ne gördü nede

Onlarla tek kare resim paylaştı.

Nede eline bir paket alıp bir garibin iftar sofrasına gidip onlarla görüntü paylaştı.

Yani onları deşifre etmedi.

İşte yardım budur.

İşte garip gurabaya fakir fukaraya el uzatmak budur.

İşte bu vekilin yaptığı gerçek hayırseverliktir.

Bu vekil Liderinin yolundan gidiyor demekten de kendimi alamadım.

Hatırlatmak isterim ki.

Milliyetçi Hareket Partisi

Genel Başkanı.

Dr. Devlet Bahçeli’nin kurdurduğu veya talimatla kurdurduğu vakıflar ve yardım kuruluşları var.

Okuttuğu topluma kazandırdığı onlarca manevi evladı var.

Devlet Bey

Buraların bütçelerini bizatihi kendi öz kaynaklarından tedarik etmesine rağmen,

Yıllarca tek bir kare resim veya yardımlar ile ilgili tek kelime etmemiştir.

Hatta bu yapılanların duyulmaması bilinmemesi içinde.

Bu işleri gizlilikle yürütmüştür.

İşte bir elinizin verdiğini diğerinin bilmemesi böyle bir şeydir.

Devlet Beyin genç vekili

Baki Ersoy’da,

Liderinin izinden yürümektedir ki.

Ne yardımlarını milletin gözüne sokarcasına yapıyor ne de bunları reklam aracı yapıyor.

Şehrimin vekili seni kutluyorum.

İşte Ülkücü duruş bu diyorum.

Berhudar olasın.

Kimi Milletvekilleri de yılda bir iki belki üç şehrini hatırlıyor.

Yahu siz vekilsiniz vatandaş asıl.

Yani sizi vatandaş seçti.

Onların dertleri ile ilgilenmek sizin vazifeniz.

Bu gibi vekillere ulaşmak ne mümkün.

Ama yurdum insanı feraset sahibidir bunları asla unutmaz.

Vatandaşın hastalığında düğününde cenazesinde derdinde tasasında yanında olmazsanız.

Yurdum insanı da gücü sadece perde arkasında sandığa oy atmaya yeterken,

Sizlere cevabı verir.

Türk insanı üst perdeden konuşan kibir abidelerini asla affetmez.

Oy pusulasında cevabı yapıştırır.

Siyasi partilerde kimileri de o partinin nerede ise demirbaş defterine kayıtlı gibi.

Kadın veya erkek fark etmez.

Bunlara siz ne iş yapıyorsunuz bir işle iştigal ediyor musunuz?

Vergi veriyor musunuz işçi istihdam ediyor musunuz diye sorsanız mesleğimiz particilik diyecekler.

Bu gibilerden de oldukça fazla ayrı ayrı gruplar mevcut.

Bunlar da illaki bariz bir şekilde siyasi ikbal peşindeler.

Seçimlerde acaba bizi bir yere yazarlar mı?

Yarınımızı kurtarır mıyız çabasındalar.

Hani bir söz vardır ya.

Hanımlar beyler şoför mahalli dolu denir ya.

İşte öyle bir şey..

Kim bilir onlarda.

Eski minibüsçüler

Beyler bayanlar arkayı dörtleyelim derlerdi..

Bir umut işte milli piyango misali.

Ya çıkarsa…

Ama insanın bilmesi gereken bir şey var oda haddidir.

Parti bana ne verecek diye düşünenler.

Siz partiye dolayısı ile ülkeye ne katacaksınız.

Şahsi ikballer bu ülkeyi hep zarara sokmuştur.

Özellikle Milliyetçi Hareket Partisinin Tüzüğü Şehit kanları ile yazılmıştır.

Şehitleri ağlatmayın hanımlar beyler…

Çalışın istihdam sağlayın katma değer üretin.

Size ne iş yaparsınız diye sorulunca,

Politika yapıyorum diyemezsiniz.

Particilik bir meslek değildir.

Particilik kazanç kapısı değildir.

Bir gün vekil olur muyum hevesi ile ömrünü heba edenler hayatlarını zarara sokmaktadırlar.

Ebetteki bu ülkede birileri vekil olacak birileri bir yerlere seçilecek ama seçilmişlik kar kapısı değildir.

Seçilenler ülkeye hizmeti şiar edecekler olmalı.

Ayrıca bizim insanımız inançlıdır bu işlerin nasip meselesi olacağını da bilirler.

İnsanların gözüne sokarcasına kendinizi olumlu yada olumsuz reklam etmek hoş olmuyor.

Ez cümle.

Yani bu yılda

Ramazan öyle ya da böyle bitmek üzere.

Kimileri akşama pişireceği yemeği düşünürken.

Kimileri de

Kendilerini vazgeçilmez konumda görerek katılacağı iftar yemekleri ile

Günlerini geçirdiler.

Bayramda da yine siyasilerin ve STK’ların bayramlaşma programlarında bu simalar kendilerini göstereceklerdir.

Yine sosyal medya platformlarında mutluluk pozları illaki verecektir.

Siyasi makamlar hesap kitapla olmasın.

Biliyoruz ki herkesin kendince bir hesabı var ama,

Allah’ın Hesabı en gerçek olanıdır.

Ramazan’ı ramazan gibi geçirenlere ne mutlu.

Bayramınızı kutlarım.

Kalın sağlıcakla.