Başkan Yavuz ile Terör saldırılarının gölgesinde, buruk geçecek olan Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yıldönümü programları, şehit ailelerinin ve gazilerin sorunlarını devlet yetkililerine aktarıp aktaramadıklarına ilişkin, Ankara’da yaşanan son patlama ve güvenlik zafiyeti tartışmaları gibi önemli daha birçok konuyu görüştük. Başkan Yavuz, “Biz isterdik ki her gün 18 Mart olsun ve biz şehitlerimizi her gün hatırlayıp unutmayalım. Biz millet olarak Kürdüyle Türküyle ırkı ne olursa olsun, vatanını, milletini seven herkesin birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması lazım” ifadelerini kullandı.

İşte röportajımızın ayrıntıları…

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü ve şehitleri anma günü öncelikle bu günle ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Çanakkale’nin geçilemeyeceğinin dünya devletlerine, yedi düvele duyurduğumuz bir yer Çanakkale. Çanakkale’de 1915 yılında başlayan süreç bir süre devam etti ve o süreç içerisinde de Çanakkale’nin geçilemeyeceği dünyaya gösterdik. Orada binlerce on binlerce şehit verdik. Ama düşmanları denize dökmesini de bildik. Osmanlıdan bugüne dünya devletleri üzerinde bir öç ve intikam alma duygusuyla günümüze kadar devam ediyor. Osmanlı’dan alamadıkları öcünü şu anda Türkiye Cumhuriyetimizi bölmek parçalamak terör örgütlerine içimizdeki hainlere destek vererek bizi huzursuz etmeye çalışıyorlar. 18 Mart şehitleri anma programımız, Çanakkale şehitlerimizi ve bütün şehitlerimizi anma olarak birleştirilerek 18 Mart’ta şehitleri anma törenlerimiz yapılıyor. İnşallah bundan sonra hiç şehit gelmez ama devletimizin ilelebet yaşaması için de illaki şehitlerimiz de gelecek gazilerimiz de. Ama burada önelmiş olan birlik ve beraberlik içerisinde olmak. Bütün sivil toplum kuruluşları ile Türkiye Cumhuriyeti nüfusuna kayıtlı tüm insanlarla huzur içerisinde beraber yaşayalım. 

“BİZ İSTERDİK Kİ HER GÜN 18 MART OLSUN”

Yarın anma programları çerçevesinde neler yapılacak Kayseri’de?

Yarın 18 Mart’ta resmi tören yapılacak. Törenimiz Kartal Hava Şehitliği’nde saat 10.00’da başlayacak. Mülki Amirler, Valilik, Büyükşehir, Garnizon Komutanı ve protokolün katılımıyla şehit ailelerimizin, okullarımızın katılımıyla bir tören düzenlenecek. Şehitlerimiz anacağız ve dua edeceğiz. Tören böyle devam edecek. Şehitlerimizi 18 Mart yaklaştığında daha yoğun hatırlamaya çalışıyoruz. Biz isterdik ki her gün 18 Mart olsun ve biz şehitlerimizi her gün hatırlayıp unutmayalım. Polisimizin ve askerimizin verdiği mücadeleyi de düşünerek onları her gün analım, yâd edelim ve dua edelim. Son zamanlarda okullarımızda öğretmenlerimizin, müdürlerimizin duyarlılık göstermesiyle çocuklarımızla bizi buluşturup şehit yakınları ve gazileri bir araya getirerek şehitlik ve gazilik hakkında bilgi vererek bir sohbet havası oluşturuluyor. Burada şehit babalarıyla ve gazilerle sohbet etme imkanı buluyorlar. Bizi isteriz ki MEB müfredatı içerisine konulup şehitliğin ve gaziliğin bir sayfa içerisinde değil de geniş bir kapsamda öğretilip çocuklarımızın bilinçlendirilmesini istiyoruz. Çocuklara vatan sevgisinin gaziliğin ve şehitliğin ne anlama geldiğini neden şehit olunduğunun anlatılmasını isteriz.

“BAZI ÇALIŞMALAR OLDU AMA YETERLİ DEĞİL”

Siz de ifade ettiniz. Bu dönemde şehit ailelerinin gazilerin sorunlarının gündeme geldiğini ve yaşadığınız sıkıntıları, isteklerinizi Devlet yetkililerine iletme fırsatı bulabiliyor musunuz? İlettiğinizde sorunların çözümü noktasında geri dönüş alabiliyor musunuz?

Ankara’daki genel merkezimiz tarafından iletiliyor ama siyasetten dolayı bizim istediğimiz gibi hemen olmuyor.  Bir kanun teklifi veriliyor sıkıntımız giderilecekse bu yılları bulabiliyor. Şu an geçmişe göre bir çalışma oldu ama yeterli değil. Çünkü çok eksikler var. Bizim önceliğimiz şehitlerin gelmediği bir ortamı oluşturmak. Bizim birinci önceliğimiz terörün ve hainlerin temizlenmesi ve bitirilmesi. Hayat devam ediyor. Bununla ilgili de yoğun olmasa da sıkıntılarımızı ilimiz temsil eden siyasi partilerin temsilcilerine iletiyoruz. Ankara’mızdaki genel merkez de mecliste bakanlıklar düzeyinde, genel başkanlıklar düzeyinde sorunlarımızı dosya şeklinde gönderiyorlar. 2012 ve 2013 yıllarında 40’a kadar madde çıktı ama can alıcı maddeler çıkmadı. Bizim isteğimiz Şehitliğin ve gaziliğin tanımı yapılması önemlisi bizim için. Kim şehit kim gazi? Kaza geçirene de şehit deniliyor bize de. Aynı haklardan yararlanıyoruz. Vatan savunmasında olan asker ve polis varsa eğer bir ayrıcalığımız olması lazım

“CUMHURBAŞKANIMIZ TALİMAT VERDİ UYAN OLMADI”

Bünyan'ın gözdesi Cam Teras Ramazan Bayramı'nda boş kaldı! Bünyan'ın gözdesi Cam Teras Ramazan Bayramı'nda boş kaldı!

 Gazi olarak sizin yaşadığınız bir sıkıntı var mı?

Ben gaziyim diye kartımı gösterebilmem lazım. Ama şu anda gazi olduğumu ispatlayamıyorum. Önceki kartımızda gazi yazıyordu. Şimdiki kartları birleştirdiler şehit yakını, gazi, gazi yakını, vazife mumali, vazife mumali yakını. Ben kartımı gösterdiğimde ne olarak göstereceğim? Devlet gazi olduğunu ispatla diyor ama ispatlayamıyoruz. Ben gaziysem eğer kartıma da gazi yaz! Adım soyadım kimlik numaram yazsın.  Ben bu kartı gösterinde bu gaziymiş desinler. Ama şu kartı gösterince şehit babası, şehit babası olduğunu ispatlayamıyor. Bu tür sıkıntılar var. Kaliteli kart bastırdılar ama bana göre bu kart çok geniş. Bu sorunları Cumhurbaşkanımıza da ilettik. Cumhurbaşkanımız da hemen talimat verdi bunun yanlış olduğunu ve düzeltilmesi konusunda emir verdi. Bu emre uyan olmadı. Zor değil Bilgisayar başlında düzeltilecek şeyler bunlar fakat çok ağırdan alıyorlar. Bürokrasi, çıkarlar, çıkarlarımızı yönetmeliklerle almaya çalışılıyorlar. Bunun önüne geçilmesi lazım. Meclis yürütmenin başıysa meclis ne kanun yapmışsa ona uyulsun. Diğer bakanlıklar kırparak yapılmaması lazım. 

Başkanım Son rakamlara göre kayseri de kaç şehit ve gazimiz var?

 Şu anda Umut Bulut’un babasıyla beraber295 tane şehidimiz, iki yüz küsür gazimiz var. 

“ÇÖZÜM SÜRECİNE BİZ EN BAŞTADA KARŞI ÇIKMIŞTIK. GEÇEN Kİ GÖRÜŞMEMİZDE BİZE HAKLI OLDUĞUMUZU SÖYLEDİLER”

Son olarak Ankara’daki patlamayı değerlendirir misiniz?

Anakara’daki patlama üçüncü patlama. Patlamanın başlangıcı Açılımla başlıyor aslında. Açılım adı altında bir süreç başlatıldı. Devleti yönetenler hükümet tarafından iyi niyetle başlamış olabilir ama biz ilk başladığı günden itibaren bunun yanlış olduğunu, açılımın yanlış olduğunu terör örgütünün bu süreçte güçlenerek çıkacağını defalarca söyledik karsıyız dedik. Cumhurbaşkanı’na da milletvekillerine de söyledik. Bize çok büyük zararları olacağını ifade ettik. Geçen ki bir görüşmemizde ise bu konuda bizim haklı olduğumuzu söylediler. Siz haklıydınız dediler. Bir süreç başladı, terör örgüyle bir mücadele başladı. Şu anda yapılan mücadeleden biz memnunuz. İnşallah vazgeçilmeden kararlılıkla üzerine gidilerek bu terör örgütünün kökünün kazınana kadar, Türkiye toprakları içerisindeki bir tane terörist kalmadan devam edilmesi lazım. Ama terör örgütüyle mücadele edilen bölgelerin de elde tutulması giriş çıkışların kontrolde olması, Kayseri’den çıkan bir aracın ya da İstanbul’dan çıkan bir aracın Hakkari’ye rahatlıkla gitmemesi lazım. Kontrol edilerek gideceği yere ulaşması lazım ama burada bir sıkıntı var. Şehirlerarası taşımacılılık yapan otobüsler var bu otobüsler içerisinde örgüt üyelerinin gelmediğini nereden bilelim? Bu otobüsler kontrol ediliyor mu? Bunların bagajları kontrol ediliyor mu? Silah ya da bomba taşınıp taşınmadığı kontrol ediliyor mu? Daha çok ambulansı kullanıyorlar örgüt. Ambulans ile başka şeyler taşındığını duyuyoruz. Bunların önüne geçilmeli. Önüne geçilmedikçe örnek veriyorum Silopi’de sokağa çıkma yasağı ilan edilerek sokağı temizlendi. Temizlendi diye terk edilmemesi lazım. .çembere alınarak terör örgütünün giriş çıkışların olmasın diye kontrol altında tutulması lazım. Cumhurbaşkanı terörün tanımının değiştirilmesini söyledi. Dediği gibi bu kanun çıkar ve terör örgütünü destekleyen, sözcülüğünü yapan diğerlerinin de içerisinde konulması lazım. Terör örgütünü destekleyen, sözcülüğünü de yapanların cezalandırılmasını istiyoruz. Ceza evinde bulunan askerimiz ve polisimizi şehit eden terör örgütünün elemanlarının da idam edilmesini istiyoruz. Bir yaptırım gücü olmadığı sürece bu terör örgütlerini cezaevlerinde beslemiş oluruz. Nasıl ki İmralı canisini 1999 yılından beri İmralı adasını tahsis edip onu krallar gibi yaşatıyorsak, biz onun gibi yaşatılmasını istemiyoruz. Biz millet olarak Kürdüyle Türküyle ırkı ne olursa olsun vatanını milletini seven herkesin birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması lazım. Bu olduğu sürece bütün kaygılarımızı bir kenara bırakıp etle tırnak gibi birleşerek ortak karar alınması lazım. Gönlüm isterdi ki Ankara’daki patlama sonrasında bütün siyasi patriklerinin liderlerinin yönetimdekilerin birlik ve beraberlik içerisinde olması isterdim nasıl ki Fransa’da dünya devletleri gitti orada kol kola girdi ya. Biz de yapmalıyız.  Dünya devletlerinin gelmesini istemiyoruz. Çünkü onlar terör örgütlerine ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kast eden kişiler onlar. Biz onların buraya gelip de bizimle olmasını istemiyoruz. Biz siyasi partilerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın odalarımız ile bir araya gelip kol kola girip Kızılay meydanında güç gösterisinin yapılmasını isterdik. Bu yapılmış olsaydı gücümüzü gösterecektik. Diyarbakır’da bir polisimiz yaralanmış kolundan ve kan kaybetmiş. Koluna turnike yapmış kanı durdurmuş ama mücadeleye devam ediyor. Biz böyle bir milletin, ecdadın çocuklarıyız torunlarıyız. İnşallah siyasiler aklını basına alırlar taşın altına ellerini koyarlar. Siyasi ideolojik kaygılarını bir tarafa koyarak memleketimiz için gerekli olan işlemleri, terörün bitirilmesi için gereken yasaları çıkarırlar ve terör örgütünü bitirirler. 

“EKSİKLİKLER OLABİLİR, MİT’TE DE ZAFİYETLER VAR“

Güvenlik zafiyeti tartışması yapıldı patlamalar ardından. ABD Ankara Büyükelçiliğinden Amerika vatandaşları için uyarı mesajı yayınlanmıştı. Daha sonra da Ankara büyükelçiliği bu bilgiyi Türk yetkililerden aldıklarını açıkladılar. 

İstihbaratımız çalışıyor ama devletimiz Çanakkale de verdiği mücadeleyi veriyor şu anda.  Nasıl ki Suriye’de bizim yıkılmamızı istiyorsa İran yıkılmamızı istiyorsa. Bütün komsu ülkeler hepsi birlikte olmuş ülkemizin bölmek ve parçalamak için çaba gösteriyor. Biz dünya devletlerine karşı bir mücadele ediyoruz şu anda. Eksiklikler olabilir, MİT’te de zafiyetler var. Buna inanıyoruz ama dünya devlerinde karşı mücadele ettiğimiz için de bizim görevimizi işimiz çok zor. Biz bunun üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz. Buy bunu dedi şu şunu dedi yerine birlikte hareket edelim. Birlikte hareket etmediğimiz sürece çok patlamalar olur. Biz şüpheli bir araç görüyoruz hiç şikayet etmiyoruz. Bana zararı olur dokunmasın diye. Söz konusu devlet ve bütünlüğü ise devletimiz için gerekenin yapılması gerekiyor.