2013’teki “çözüm süreci”nin mimarlarından olan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Devlet Bahçeli'nin öncülüğündeki yeni açılım sürecine destek verdi. Gül, Bahçeli’nin girişimini "Türk milliyetçiliğine en büyük hizmet" olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaklaşımını temkinli fakat samimi bulduğunu ifade etti.
İkinci açılım!
Abdullah Gül, Karar Gazetesi’ne verdiği röportajda, uzun süredir tartışılan "ikinci açılım" sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. 2013 yılındaki çözüm sürecinin başındaki isimlerden olan Gül, bu yeni sürecin özellikle Türk milliyetçiliği açısından büyük bir adım olduğunu belirtti. "Sayın Bahçeli’nin açıklamalarını olağanüstü bir adım olarak değerlendiriyorum" diyen Gül, bu sürecin Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan Kürt meselesinin çözülmesinde etkili olacağını ifade etti.
Gül, Türkiye’nin artık tüm enerjisini halkının mutluluğuna odaklaması gerektiğini vurgulayarak, milliyetçiliği geniş bir perspektiften ele aldı. “Türk milliyetçiliği güçlü bir ülke olmayı ve uluslararası alanda seçkin bir toplum olmayı ifade eder” diyen Gül, Türkiye’nin sorunlardan arınarak refaha ulaşması gerektiğini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin adımının önemine de değinen Gül, “Bu tür sorunlarda diyalog ve anlayış geliştirilmesi gereklidir” diyerek, Bahçeli'nin tutumunun çözüm süreci için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Geçmişte milliyetçi bir duruş sergileyen MHP’nin liderinin bu yeni açılım sürecine yaklaşımının çok değerli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumuna da değinen Gül, "Cumhurbaşkanının konumu gereği daha temkinli hareket etmesi doğru bir yaklaşımdır" dedi. Erdoğan’ın daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünen bazı kesimlere karşılık, Gül, Erdoğan’ın bu süreçte dikkatli ve ölçülü hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Gül'ün açıklamaları, 2009’da başlayan çözüm sürecine dair hatırlatmalar yaparken, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bu kritik meseleye dair yeni bir perspektif sundu.