Erciyes Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde yaşanan skandal olay tüyleri ürpertti. Çağlar Güvençli isimli bir baba 5 gün önce 1 yaşındaki kızını Erciyes Üniversitesi Çocuk Hastanesi'ne döküntü ve kaşıntı şikayeti ile götürdü. 5 gündür hastanede muhatap alacağı bir doktor bulamadığını iddia eden baba Güvençli, bir profesörün kızının beslenme durumu ile ilgili konuşma sırasında 'Zıkkımın kökünü yesin' dediğini daha sonra profesörün çark ederek şaka yaptığını anlattı. 

ASİSTAN VE HEMŞİREDEN BAŞKA MUHATAP BULAMADI

Baba Çağlar Güvençli ve Eşi Gamze Güvençli 1 yaşındaki kız çocukları Özlem Hira için hastane bahçesine çadır kurarak, tedavi edilmesini bekliyor. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan baba Güvençli, "29 yaşındayım. 7 senelik evliyim. 6 sene sonra çocuğumuz oldu. Çocuğumuzu döküntü ve kaşıntı şikayeti ile hastaneye getirdik. İlk acile başvurduk, ilk gün tedavi yapıp gönderdiler, akşam üzeri yeniden vücudunda kızarık ve döküntüler oluşunca tekrar getirdik. Akşam 9'a doğru 'şuan yapabileceğimiz bir şey yok' diyerek gönderdiler. Sabah geldik, yeniden tedavi ettiler, bir profesör geldi, yatışının yapılmasını söyledi. Aşağı yukarı 4 gündür serviste yatıyor, doktorlar sürekli tahliller alıyor, karaciğer fonksiyonları ile kan değerlerinin yüksek olduğunu söylüyorlar ama bana neyden olduğunu söyleyemiyorlar. Şimdi doktorları bulmak mümkün değil, hepsi asistan ve hemşireler. Muhatap alacağım bir doktor yok, hepsi bayram tatilinde diyorlar, bilinçli tek bir doktor yok" diye konuştu. 

"SAMİMİYETSİZ, TERBİYESİZ VE SEVİYESİZ"

Ana bilim dalı başkanı olduğunu öğrendiği bir profesörün çocuğuna 'zıkkımın kökünü yesin' dediğini anlatan baba Güvençli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Adnan Öztürk isimli bir profesör geldi, çocuğumun ne ile beslendiğini sordu. Ben de cici bebe ve süt ile beslendiğini söyledim. Bize 'cici bebe ile beslemeyin, ekmek verin, süt verin' dedi. Biz de 1 yaşında olduğunu, yemediğini söyleyince, bu 60-70 yaşındaki adam olamamış profesör bana 'zıkkımın kökünü yesin' dedi. Öyle bir samimiyetsizlik, böyle bir terbiyesizlik ve seviyesizlikle ben hayatımda ilk kez karşılaşıyorum. Adam benim kırk yıllık ahbabımmış gibi saçma sapan konuşabiliyor, ben de kendisine böyle bir şey söyleyemeyeceğini belirtince 'şaka da mı yapmayalım?' diye cevap veriyor. Böyle bir terbiyesizlik olabilir mi? Ondan sonra beni suçladılar, güvenlik, polis çağırıp beni odadan çıkartıyorlar. Yardımcı asistanlar çocuk da damar bulamıyorlar, niye bulamadıklarını söylediğimde 'Biz burada öğreniyoruz' diyorlar. Benim çocuğumu rezil etmeye hakkı yok, öğreniyorsan bir çocuğun üzerinde öğrenmeye  hakkın yok."

HASTANE  ÖNÜNDE  ÇARESİZ BEKLEYİŞ

Başvuran ödemesini alıyor: Aylık 6 bin liraya yakın ödeme haberi geldi Başvuran ödemesini alıyor: Aylık 6 bin liraya yakın ödeme haberi geldi

'5 gündür buraya çadır kurdum, burada mülteci gibi yaşıyorum' diyen baba Güvençli, "Evime gidemiyorum, çocuğuma burada sütünü ısıtıp götürüyorum. Eşim mama ihtiyacı olduğunda arıyor, ben buradan yapıp yukarı götürüyorum. Böyle bir rezillik olamaz. Hastanenin otoparkında 4 gün kaldım. Her giriş çıkışımda 4 TL para verdim. Normalde bir kere girdiğimiz zaman ücretsiz girip çıkma hakkına sahipmişiz. Otoparktaki görevliler hiç uyarmadı, ben bir günde buranın otoparkına 65 TL otopark parası verdim. Maddi durumu iyi olmayan birisiyim, işime doğru düzgün gidemiyorum, doktorları muhatap alamıyorum. Bu şekilde mağdur ettiler, maddi, manevi her türlü mücadelemi bunlara karşı sürdüreceğim. Yetkililer sesimizi duysun" ifadelerini kullandı.