Kayak sporu, yüksek maliyetleriyle geniş kitlelere hitap etmekten uzak. Ekipman, kıyafet ve pist ücretleri dudak uçuklatıyor.
Kış mevsimi geldiğinde kayak sporuyla ilgili cazip görüntüler sosyal medyayı doldurur, ama bu görüntüler çoğu insan için sadece uzaktan izlemekle sınırlı kalır. Çünkü kayak sporu, neredeyse bir servet gerektiriyor.
Bir kayak takımı ya da snowboard fiyatı binlerce lira. Üzerine bir de mont, pantolon, eldiven ve gözlük eklediğinizde maliyet daha da katlanıyor. Kiralama mı? Günlük ücretler, satın alma kadar olmasa da uzun vadede cebinizi boşaltmaya yeter.
En acısı ise, pist kullanım ücretleri. Bir günlük skipass fiyatıyla bir ailenin tüm kışlık ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Peki, bu kadar yüksek fiyatlarla kayak sporu nasıl yaygınlaşacak? Daha da önemlisi, neden bu spora ulaşmak bir lüks olmak zorunda?
Türkiye’de kayak sporu, herkesin ulaşabileceği bir aktivite olmaktan çok, zenginlerin eğlencesine dönüşmüş durumda. Bu tablo, yalnızca sporun değil, gelir eşitsizliğinin de buz gibi yüzünü gösteriyor. Kayak yapmak hayal olmamalı, herkesin hakkı olmalı. Ancak şimdilik, pistler yalnızca ayrıcalıklı bir kesimi ağırlıyor.