İyisi ile kötüsü ile sevinci ile hüznü ile hastalığı ve sağlığı ile bir yılı yani 365 günü geride bıraktık.
2024 de ülke bir yerel seçim yaşadı Kayseri de birkaç ilçe
Deki belediye başkanları değişim gösterdi.
Merkez ilçe ve büyükşehir çalışmalarına ara vermedin yine aynı başkanlarla yol yürümeye devam etti.
Siyasette hız kesmeden tam gaz ilerledi.
Son günlerde bir AĞABEY tartışmasıdır aldı başını gidiyor.
Eskiler derki -Ağabey-Baba -Ana-Abla olmak istemekle olmaz.
Siz bu vasıflara uyan davranışları sergilerseniz birileri de size -AĞABEY der.
Şehirde AĞABEY olmak yani Kayserinin AĞABEYİ olmak için illa Kayserili olmak ya da birilerinin tabiri ile “YİLLİ AHALİSİNDEN” olmaya gerek yoktur.
Yıllarca bu konu hep söylendi dillendi .
Nüfusun %3 ya da %5 ini oluşturan bu “YİLLİ” kısmın içinden kimileri hala bu kavramı zihinlerinden ve dillerinden atamadılar.
Kayserinin öz be öz “yillisiyim” diyenler siyaseten bir yerlere seçilirken onlara sadece %3--%5 oranında olan bu
Yerli vasfındakiler mi oy vererek seçtiler?
Ebetteki cevabı hayır.
Bu şehir sürekli göç alan bir yapıya sahiptir.
Şehrin çevre illerden alığı göç yadsınamayacak kadar fazladır.
Bu “yillilik” muhabbeti dillerinden düşürmeyenler,
Kayserinin köylerinden kazalarından nahiyelerinden ilçelerinden merkeze gelenleri dahi yıllarca köylü diye dışladılar.
Kimi zamane ” köylülerin” başarılarını dahi küçümsediler.
Hatta dillere destan olan "Kayserili akıllı çocuğunu esnaf yapar beceriksizi okutur” gibi bir absürt ifadeyi ise yıllarca dillere perensek ettiler.
Yani okumuşluğu dahi “ti” ye aldılar.
Daha da ilerisini de irdeleyip kayserinin yerlileri birbirlerine Surun(kalenin) içinden misin dışımdan mısın derler,
Yani o kadar irdelenir ki mikro seviyesinde bir durum ortaya çıkar idi.
Ebetteki kayserinin yerlilerinin tamamı bu fikir yapısına haiz değildir.
Bu gibi fanatik yerli düşüncesinde olanlarda oran olarak hali hazırda azalmış durumdadır.
Şimdi gelelim Bu şehrin AĞABEYLİĞİNE eskiden her mahallenin her sokağın bir ağabeyi olur idi.
Bu ağabeyler mahalle sakinini korur kollar onlara kol kanat gererdi.
Şehrin Merkez Belediye başkanlarından Büyükşehir belediye Başkanı bilindiği üzere Kayserinin yerlisi değil.
Merkez iki ilçenin belediye başkanları kayserinin yerlisi ama belde ve köylere hizmet etmekte nerede ise birbiri ile yarışıyorlar.
Şu köylü bu yerli demiyorlar.
Şu mahallede yerli çok diğer mahallede başka şehirlerden göç edip gelenler var demiyorlar.
Hizmette eşit davranıyorlar.
Yine şehrin on vekili var bu vekillerin seçmeni ne köylü ne yerli nede göç edenlerin ayırımı ile seçilmedi.
Kimi vekiller vatandaş ile iç içe kimilerinin de televizyon ekranları olmasa hani derler ya,
Yüzlerini gören cennetlik olacak.
Veya seçim zamanı güya halkla iç içe oluyorlarmış gibi yapacaklar.
Şimdi Bu şehirde son yıllarda en çok ismi zikredilen gönüllerde ve de dillerde ismi dolanan bir vekil var.
Evet bu vekil on yedi yaşlarında Erciyes üniversitesini kazanıp
Bu şehre geliyor.
Delikanlılığı gençliği bu şehirde geçiyor.
Vatandaşı mahallelisi onu çok seviyor.
Halada zaman zaman mahallesinde bir sitenin duvarında oturup gençlerle sohbet ederken onu görmek mümkündür.
Yani vekilim mebusum diye kendini vatandaştan soyutlamıyor.
Bir tabureye oturup sokaktaki ile mahallelisi ile çay içiyor.
Şehrin futbol takımının kapalı kale taraftarı ile iç içe gönül gönüle, bu vekil bana Ağabey desinler diye bir çabaya girişmiyor.
O vekil doğallığı ile spontane gelişen bir şekilde toplumun içinden biri olma tarzını bozmuyor.
Büyüklerinin elini öperek küçükler ile sarılarak sevgi seli oluşturuyor.
Ona ağabey diyenlere bana ağabey demeyin sayın vekilim deyin mi desin.
TÜRK Toplumu sevilip sayıldığını çabuk hisseder.
Neyin doğal neyin yapay olduğunu bilir.
Bu arada bu vekilin gerek anne gerekse baba tarafından da Kayseri ile köklerinin bağlantısı mevcuttur.
Bu çok mu önemli hayır.
Bu vekilin nüfus kütüğünde Kayseri yazmıyor diye ona Ağabey diyenlerin ağzını mı kapatalım.
İşte bu vekil...
Evlerin hanelerin evladı,
Ülkü Ocaklarının Reisi,
Milliyetçi Hareket Partililerin başkanı,
Vatandaşın vekili,
Taraftarın ve kendini sevenlerin AĞABEYİ.
Darda kalana hızır gibi yetişen.
Darılanları barıştıran.
İhtiyaç sahibine el uzatan.
Bu gün yaşı icabı Ağabey diyorlar.
Yarınlarda aksakallı olunca da BABA diyeceklerinden eminim.
O nu çok yakın tanıdığım için
Enaniyetin kibrin ve kaprisin uğramadığı biri olduğunu açık yüreklilikle söylemek isterim.
Umarım bu şehirde bu vekili örnek alıp,
Ağabey, Baba gibi davranış sergileyen seçilmişler çoğalacaktır.
Berhudar olasın MUSTAFA BAKİ ERSOY.
Berhudar ol Mebus OĞLUM!