AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, önceki gün Kayseri’ye gelerek bir dizi açılış ve ziyarette bulundu. Elitaş, diğer siyasetçiler gibi Kayseri’ye sık sık gelme fırsatı bulamıyor. Muhtemelen Genel Başkan Vekilliği görevindeki yoğunluk bunun sebebi olabilir. Ancak şehirde siyasi, hukuki, ekonomik gelişmeler ya da seçim dönemleri olduğunda Kayseri’yi ihmal etmemeye özen gösteriyor.

Cumhurbaşkanının ve Adalet Bakanı’nın Kayseri ziyaretlerinde, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Şeker Fabrikası seçimlerinde, AK Parti İl Teşkilatı’nın il başkanlığı seçimlerinde, belediye başkanlığı ve milletvekilliği adaylıklarında mümkün olduğunca Kayseri’de bulunmaya gayret etti.

Şu Sıralar Kayseri’de Gündem

Kayseri’de şu sıralar iki ana gündem maddesi öne çıkıyor:
    1.    AK Parti İl Teşkilatı’ndaki genel kurul heyecanı ve yeni il başkanının kim olacağı,
    2.    Kayserispor’un Galatasaray maçı sonrası Başkan Ali Çamlı’nın istifasıyla başlayan kargaşa ortamı ve yeni başkan seçimi.

Bu yoğun gündemlerin arasında Mustafa Elitaş, Kayseri’ye gelerek bazı açılışlara ve programlara katıldı. Ardından yerel bir televizyon kanalında önemli açıklamalarda bulundu.

Elitaş’ın, program sırasında gazeteci Doğan Havur’un “Kayseri’nin yeni abisi kim olacak?” sorusuna verdiği “Kim kime abilik yapacak, abi ne demek?” cevabı, Kayseri’nin yeni tartışma konusu haline geldi.

Abi Kavramı ve Elitaş’ın Açıklamaları

Abi kavramı, bir dönem FETÖ tarafından “hizmet” ve “cemaat” kavramları gibi istismar edilip kirletilmişti. Mustafa Elitaş, bu sözlerini buna dayanarak söylüyorsa haklı. Ancak Elitaş’ın tam açıklamalarını okuyup değerlendirmek daha doğru olacaktır:

    “Abi ne demek, onu anlayamadım. Odaya kimin seçileceği siyasetin işi değil, oda mensuplarının işidir. Kayserispor’da başkanın kim olacağı da delegelerin işi. Kim kime abilik yapacak, Allah aşkına olur mu öyle şey? Biz onu bunu abi seçmeye kalkarsak Kayseri’ye hizmet edemeyiz. Bizim görevimiz hizmet etmek, tek yumruk olmak. Yumruğun içinden birini ayırmaya kalkarsanız bu iş olmaz. Biz Cumhur İttifakı olarak tek yumruğuz. Kaptan seçme, şu olma bu olma işi doğru değil. Kim bunu gündem yapıyorsa yanlış yapıyordur.

    22 yıl milletvekilliği yaptık, kim abiydi? Bundan önce bir abi mi vardı? İstişare vardı. İl başkanıyken ben idare ederdim. Bu işi doğru bulmuyorum. İl başkanımız bizde en yüksek makamdır. Benim ne Hulusi Paşa’dan farkım var ne de Hulusi Paşa’nın Murat Cahit Cıngı’dan farkı var. Biz aynı yolun yolcusuyuz. Bu millete hizmet etmek için yola çıkmış hizmetkârlarız.”

Bu açıklamaların ardından tartışmalar alevlendi.

Türk Töresinde Abi Kavramı

Türk töresinde “abi” kavramı önemli bir yere sahiptir. Abi, küsleri barıştırır, alacak-verecek meselelerini çözer, kim derdi varsa ona destek olur. Şehrin sorunlarına sadece eliyle değil, tüm bedeniyle çözüm üretir.

Elitaş, “Bundan önce abi mi vardı?” diyor. Oysa Kayseri tarihinde birçok “abi” vardı ve bundan sonra da olacaktır. Örneğin:
    •    Bekir Yıldız, sadece belediye başkanlığıyla değil, şehre yaptığı “abilikle” tanınır. Adına “Bekir Abi” diye kitap bile yazıldı.
    •    Mehmet Özhaseki uzun yıllar boyunca Kayseri’ye abilik yaptı.
    •    İş insanları ve sivil toplum kuruluşlarından da şehre abilik yapanlar oldu.

Mustafa Elitaş’ın bu konuyla ilgili sözlerini sehven söylediğini düşünmek istiyorum. Çünkü bazen hukuki çözümler yetersiz kalabiliyor. İşte o zaman Türk töremiz devreye giriyor ve abi kavramı önem kazanıyor. Abi, sorunları adil bir şekilde çözer. Adil olmayan birine zaten abi denmez.

Mustafa Elitaş da yaşı ve siyasi tecrübesiyle bir abimizdir. Ondan öğrenilecek çok şey vardır, özellikle de benim için.